İnsanoğlunun varoluşundan bu yana tek yaşam kaynağı ‘’OKSİJEN’’dir.

‘’OKSİJENSİZ BİR YAŞAM DÜŞÜNÜLEMEZ.’’

‘’Geçmişini Bilmeyen, Geleceğine Yön Veremez’’ATASÖZÜNDEN yola çıkarak;

Aşağıda ki NOSTALJİK resimlerde geçmiş tarihimizde ki insanların SAF OKSİJEN soluyabilmek için ne kadar eziyet çektiklerinin, adeta sırtların da ağır bir yük taşımakla görevli kişiler durumunda olduklarını, gözlerimiz önüne açıkça sermektedir.
            
İlerleyen zamanlarda 1940’lara geldiğimiz zaman ise tablo, sırtlarından bu yükleri atmışlar,fakat o yılların teknolojilerini de düşünerek,olası bir teknik arıza sebebiyle oksijen tüplerinin dinamit gibi patlaması sebebiyle,canlarından olma pahasına saf oksijen terapilerine devam etmişlerdir.

Bu tehlikeli oksijen soluma terapisi’ nin yanı sıra, tehlikeyi en az düzeye indirmek için boynuna küçük oksijen tüpü takarak kullanımı deneyenlerde olmuştur.

Aşağıda ki resimden de anlaşılacağı üzere, bir nebze olsun temiz hava almak,taze oksijen solumak için farklı metot’lara baş vuranlar da olmuştur.
Cam fanusun içerisinde canlı bitkiler vardır.

 

 

 

İLERLEYEN YILLARDA İSE…

 
2000 li yıllara geldiğimizde ise, teknolojinin ilerlemesi sonucu adeta bir cep telefonu büyüklüğünde cebimizde taşıyabileceğimiz 15 gün süreyle saf oksijen üreten mini konsantratörler yapılmıştır. 15 gün süreden sonra atılıp yenisi ile değiştirilmek zorundadır.

KÜÇÜKLÜĞÜ ve KULLANILABİLİRLİĞİ YANISIRA OKSİJEN TERAPİ İÇİN ÇOK PAHALI BİR YÖNTEMDİR.

Sağlıklı insanların OKSİJEN TERAPİSİ’ ni rahat bir şekilde yapabilmesi, zenginleştirilmiş oksijenden ille de hastayken, hasta yatağında değil, SAĞLIKLI YAŞAMLARINI SÜRDÜRÜRKEN  ANTİAGİNG  ANLAMINDA günlük kısa süreli  oksijen alma fikrinden ortaya çıkan ihtiyaç ise Dünya ‘da ilk JAPONYA’ da Aromalı Oksijen barların doğmasının ve Dünya’ya yayılmasının sebebidir.

TÜRKİYE’ de ERSA Sağlıklı Yaşam Teknolojileri , OXYMATE markası altında,
BU KONSEPTE YATIRIM YAPAN İLK TÜRK FİRMASIDIR.